Stüdyo
FA


Stüdyo
FA


Stüdyo
FA


Stüdyo
FA


Stüdyo
FA


Stüdyo
FA


Stüdyo
FA


Stüdyo
FA


Stüdyo
FA


Stüdyo
FA


Stüdyo
FA


Stüdyo
FA


Stüdyo
FA


Stüdyo
FA


Stüdyo
FA


Stüdyo
FA


Stüdyo
FA


Stüdyo
FA


Stüdyo
FA


Stüdyo
FA

Trakyanın en eski grubu (Duyuru)

Trakya nın en eski orkestrası yıllar sonra yine bir araya geldi,Stüdyo FA Müzik ailesi olarak eskimeyen dostlarımızla güzel bir gece geçirdik. www.studyofa.com.



Stüdyo
FA


Stüdyo
FA

Studyo FA müzik ailesi (Duyuru)

Stüdyo FA müzik ailesi olarak Mutluyuz.Gururluyuz.Teşekkürler Edirne .Teşekkürler Trakya.Tüm eğitmenlerimizle birlikte Stüdyo Fa Müzik ailesi olarak sizlere hizmet etmekten onur duyuyoruz, www.studyofa.com.



Stüdyo
FA


Stüdyo
FA


Stüdyo
FA


Stüdyo
FA


Stüdyo
FA


Stüdyo
FA


Stüdyo
FA


Stüdyo
FA


Stüdyo
FA

2016 FENDER Akustik (Duyuru)

Studyo Fa ailesi olarak YENI NESIL 2016 FENDER PERFORMANS AKUSTIK GITARLAR tanıtımı yapıldı,sizlerle paylaşmak istedik. www.studyofa.com.



Stüdyo
FA


Stüdyo
FA


Stüdyo
FA


Stüdyo
FA


Stüdyo
FA


Stüdyo
FA


Stüdyo
FA


Stüdyo
FA


Stüdyo
FA

Studyo Fa 2 (Duyuru)

2 . Dükkanımıza gelen ürünlerimiz yavaş yavaş raflarda yerini almaya başladı..



Stüdyo
FA


Stüdyo
FA

FENDER® STRATOCASTER®, DÜNYA’NIN EN İYİ ELEKTRİK GİTARI 60 YAŞINDA (Duyuru)

Fender Stratocaster 2014 yılında 60 yaşına bastı. Bu enstrüman her yerde karşınıza çıkabilir ve onun klasik sesini duymadan bir gün bile geçiremezsiniz. 1954 yılında ilk ortaya çıktığı andan beri o kadar eşsiz, o kadar gerçek bir ses sundu ki, 60 yıldır popüler müziği şekillendirmesine şaşmamak gerek. Sevdiğiniz parçaların birçoğu, hayatınızı anlamlı kılan müzikler, şimdiye kadar Stratocaster ile yapılmıştır; bundan sonra da öyle olacaktır. Bu gitar “That’ll Be the Day” (the Crickets, 1957), “Purple Haze” (the Jimi Hendrix Experience, 1967), “Smoke on the Water” (Deep Purple, 1972), “Pride and Joy” (Stevie Ray Vaughan and Double Trouble, 1983), “Even Flow” (Pearl Jam, 1992), “Dani California” (Red Hot Chili Peppers, 2006), “Get Lucky” (Daft Punk, 2013) gibi parçların ve daha birçoğunun arkasında olan gitardır. Aradan geçen 60 yıl içerisinde Stratocaster, ilk çıktığı andaki özelliklerinden hiçbir şey kaybetmedi ve hala tüm dünya müzisyenleri arasında ilk tercih olmaya devam ediyor. “Şimdiye kadar birçok gitar ve birçok farklı tarz denedim. Her seferinde Stratocaster’a geri döndüm.” diyor Eric Clapton. Stratocaster aşkı 1970 yılında kullanmaya başladığı 1956 model “Brownie” isimli Stratocaster gitarı ile çıkış yaptığı solo albümü ve aynı yıl içerisinde Derek and the Dominos grubuyla çaldığı Layla and Other Assorted Love Song albümüyle başlamıştır. George Harrison bir defasında “Kim ne derse desin. Hiçbir şey Strat’tan daha iyi olamaz.” demişti. 1951 yılında Telecaster® ve Precision Bass® modellerinin ortaya çıkışından sonra Fender’in kurucusu Leo Fender bütün dikkatini daha cesur ve göz alıcı bir gitar tasarlamaya vermişti. Bu yeni gitar Leo Fender tarafından bizzat tasarlandı ve o dönemin satış yöneticisi Don Randall tarafından “Stratocaster” ismine kavuştu ve 1954 yılında ilk defa piyasaya sürüldü. Bu sıra dışı gitar sahip olduğu eşsiz yenilikler sayesinde bütün müziği temellerinden değiştirdi ve çok geçmeden bir kültür ikonu haline geldi. Elektro gitar denildiği zaman ilk akla gelen model Stratocaster’dır. Bu gitarı tasarlayanlar, üretenler, eskiden çalmış olanlar, hala çalmakta olanlar ve günlük yaşantılarının en önemli anlarında bu eşsiz gitarın tınılarını dinleyenler, bu gitarı, özenle tasarlanmış parçaların bir araya gelmesiyle oluşan bir enstrümandan çok daha fazlası haline getirmiştir. 1957 yılında mükemmelleşti ve o zamandan bu zamana kadar neredeyse hiç değişmeden müzisyenleri büyülemeye devam etti. Aynı zamanda 50’lerin ortasında ortaya çıkışı onun yeni doğan bir müzik türü ve bir akım olan rock ’n’ roll ile tanışmasına sebep oldu. Stratocaster’ın herkes tarafından tutulması çok zaman almadı. 1957 yılında Buddy Holly kendi Strat’ını Ed Sullivan Show’da çaldıktan sonra milyonlar artık bu gitarı biliyor ve istiyordu. 60’lı yıllardan sonrasında ise Stratocaster öyle çılgınca kullanıldı ki, ne gitarı tasarlayanlar ne de gitarı ilk kullanan efsaneler bunu bekliyordu. Gerçekten popüler müziği dünyanın her yerinde değiştirmişti bu gitar. 1960’ların başında Stratocaster Beach Boys’un Surfin’ Safari ve Dick Dale’in Misirlou albümleri ile surf müzik dalgasına atladı. 1967 yılında Monterey Uluslar Arası Pop Müzik Festivali’nde şovunun sonunda ‘65 Stratocaster’ını parçalayarak ve sahneyi ateşe vererek tam anlamıyla kışkırtıcı bir gösteri sunan Jimi Hendrix, müziği yeniden tanımladığı gibi kendisine ve elbette Stratocaster’a Birleşik Krallık ve ABD’de muazzam bir şöhret kazandırdı. 1970’ler Stratocaster için çok verimli yıllardı. Daha önce de bahsettiğimiz gibi Eric Clapton’ın solo çıkış albümü ve Layla and Other Assorted Love Songs albümü muazzam bir ilgi gördü. 1971 yılında Deep Purple grubunun üyeleri İsviçre’de Cenevre Gölü’nün kenarındaki Montreux Kumarhanesi’nin yanarak yok oluşunu otellerinden izlerken gökyüzüne yükselen ateşlerden ve gölün üzerine doğru yayılan dumanlardan ilham almışlardı ve 1972 yılında “proto-metal” klasiği olan “Smoke on the Water” parçası için Ritchie Blackmore tarihte en çok çalınan Stratocaster riff’ini üretmişti. Pink Floyd grubunda uzun soluklu kariyeri sırasında David Gilmour tarafından üretilen Stratocaster sololarının en öne çıkanları elbette 1979 yılında bir başyapıt olarak ortaya çıkan büyüleyici “The Wall” albümündeki “Comfortably Numb” ve “Another Brick in the Wall Part 2” parçalarıdır. 1983 yılı ise Stratocaster için iki liste başı geri dönüş albümüyle renkli bir yıl olmuştur. David Bowie’nin “Let’s Dance” albümü sayesinde dünya çapında milyonlarca dinleyici ilk defa Teksaslı bir blues gitar virtüözünü, Stevie Ray Vaughan’u dinlemişti. Yes grubunun 90125 albümü ile Trevor Rabin’i ve ’62 Strat’ı dinleyicilerle buluşmuştu aynı sene. Stratocaster 90’lı yıllara daha önce hiç olmadığı kadar güçlü bir giriş yaptı. Kurt Cobain bütün endüstriyi yeniden tanımlayacak Nirvana efsanesiyle birlikte Nevermind albümünün büyük bir kısmını Stratocaster’ını kullanarak kaydetti ve bu albüm 1991 yılında piyasaya sürüldü. 1957 yılının yerinde duramayan parçası “Peggy Sue” ve modern çağın agresif tonlarının arkasında olan enstrümanın aynı olması ise Stratocaster’ın yeteneklerini bir defa daha kanıtlıyor. Stratocaster ayrıca 90’ların önemli gruplarından Smashing Pumpkins ve Red Hot Chili Peppers’ın da arkasındaki itici güç olmuştur. 2000’li yıllara girdiğimizde de Stratocaster modern müziğin ön saflarında yer almaya devam ediyordu. 2001’de Strokes grubunun “Last Nite”, 2003’te Audioslave grubunun “Show Me How To Live”, 2006’da John Mayer’in “Gravity”, 2010’da Cee Lo Garden’ın “Forget You” ve 2013 yılında çıkar çıkmaz bir hit haline gelen Daft Punk’ın “Get Lucky” parçaları Stratocaster’ın hünerlerinin gösterildiği parçalardır. Stratocaster 1954 yılından beri, bugün de dahil olmak üzere, geleceğin gitarıdır. Fender, Stratocaster’ı geliştirmeye, son model elektronik ve dijital teknolojilerle donatılmış yepyeni modeller üretmeye devam ediyor. Bu yeni Stratocaster modelleri yeni müzikal deneyimlere kapılar aralayacak ve popüler müziği değiştirmeye devam edecek. Geçen 60 renkli ve harikalarla dolu yılın ardından Stratocaster hala çok güzel, hala zamansız, hala eşsiz. Stratocaster 60 yıldan sonra bile hala pırıl pırıl bir geleceğe hazır. Hep olduğu gibi..



Stüdyo
FA

Dişbudak mı Kızılağaç mı? (Duyuru)

Dişbudak mı Kızılağaç mı? Fender elektro gitarlarına ya da bas gitarlarına baktığınız zaman ilk dikkatinizi çekecek şey gövde ağacının hangi ağaç olduğudur. Birkaç istisna dışında Fender tarihi boyunca genellikle iki ağacı kullanmıştır; dişbudak ve kızılağaç. Peki neden bu ikisi kullanıldı? Nereden geliyor bu ağaçlar ve özellikleri nelerdir? Bunca yıldır neden sadece bu iki ağaç yaygın şekilde kullanıldı? Şimdi biraz bunları inceleyelim. Dişbudak Fender 1950 başlarından 1956 yılının ortalarına kadar gövde ağacı olarak sadece dişbudak kullanıyordu. O yıllardan sonra günümüze kadar Fender dişbudak ağacı kullanmaya devam etti. Nispeten daha az sayıda gitar ve bas gitar bu ağaçtan üretiliyorsa da kullanımına ara verilmedi. Blonde renk kullanılan gitarlarda dişbudak gövde kullanılmaktadır zira bu ağacın ve bu rengin uyumu eşsizdir. Birbirinden farklı dişbudak ağaç türleri vardır. Bizim amacımıza uygun olarak kullandığımız cins Fraxinus’tur. Daha net olmamız gerekirse kullanıdığımız ağaç Fraxinus americana (Amerikan dişbudağı)’dır. Bu ağaç Kuzey Amerika’da bulunan özellikli bir ağaçtır. Güçlü, sıkı, düz damarlı ve açık renkli Amerikan dişbudağı genellikle gündelik uygulamalarda kullanılır. Elektro gitar gövdelerine ek olarak yer kaplaması, mobilya, beyzbol sopası gibi başka ürünlerde de bu ağaç kullanılır. İki tip ağaç vardır; kuzey dişbudağı ve güney ya da “bataklık(swamp)” dişbudağı. İkincisi daha çok kullanılmaktadır. İki ya da üç parça birbirine tutkalla yapıştırılarak bir gövde yapılabildiği gibi aynı zamanda tek parça gövdeler de üretilebilmektedir. Fender için güney “bataklık dişbudağı” kullanılması gereken ağaçtır. Leo Fender 1950’lerin başlarında ilk ürettiği Esquire, Broadcaster ve Telecaster gitarlarında bataklık dişbudağı ağacını tercih etmiştir. Birleşik Devletlerin genellikle nemli bölgeleri olan güney kısmında bulunan bataklık dişbudağı kuzeydeki türüne göre daha hafif ve daha geniş deliklidir. Bu da eşsiz bir titreşim, tatlı bir ton, berrak tizler, net bir orta ses alanı ve elbette güçlü baslar sunmaktadır. Dahası bu ağacın damarları ve görüntüsü o kadar güzeldir ki transparan boyalarla inanılmaz güzel görüntüler ortaya çıkartmaktadır. Dişbudak ağacı üzerinde çalışılması hiç de kolay olmayan bir ağaçtır. Ciladan önce deliklerinin kapatılması gerekir. Ayrıca çok yüksek ihtimalle birbirinden farklı iki bataklık dişbudağı ağaç gövdesi birbirinden ton olarak çok farklıdır. Kızılağaçlarda ise böylesi bir durum daha az rastlanır zira daha sıkı ve daha dengeli damarlanmaya sahiptirler. Neticede dişbudak ağacından gövdeler sizlere inanılmaz dengeli tonlar sunarken eşsiz de bir görsellik sunacaktır. Bu yüzden 50’lerden kalan dişbudak ağaçlı gövdeli gitarların fiyatları genellikle daha yüksektir. Kızılağaç Fender, 1956 yılının ortalarında ses bilimindeki gelişimler sayesinde kızılağaçları daha iyi inceleyebildi ve onları da üretime almaya başladı. Elbette kızılağacın daha fazla bulunduğu ve dişbudak ağacına göre daha ucuz olduğunu da göz ardı etmemek gerek. O günden bu yana gövde ağacı olarak Fender çoğunlukla kızılağaç kullanmaktadır. O gün için de bugün için de çok yerinde bir tercihtir. Kızılağaçların cinsi Alnus’tur. Dünyanın kuzey bölgesinde yetişen bu ağaç kuzey kutup dairesinden, yengeç dönencesine kadar geniş bir alana yayılmıştır. İki ana tip kızılağaç bu alanları doldurmuştur. Alnus glutinosa (siyah kızılağaç ya da Avrupa kızılağacı) Avrupa’nın ve Güneybatı Asya’nın tamamında bulunmaktadır. Alnus rubra (kırmızı kızılağaç) ise Birleşik Devletlerin Batı Yakasında bulunmaktadır. Tahmin edebileceğiniz gibi Fender’in gitarlarında kullanılan kızılağaç cinsi kırmızı kızılağaçtır. Alaska’nın güneydoğusundan Kaliforniya’nın merkezine kadar geniş bir arazide yetişen bu ağaçlar hem kolay ulaşılabilir hem de uygun fiyatlıdır. Aşağı yukarı 30 cins kızılağaç arasında gitar dostu kırmızı kızılağaç dünyanın en büyük kızılağacıdır. Hızlı büyüyen bu ağaç mobilya yapımında da kullanılmaktadır. Bu ağaçtan yapılan gövdeler genel olarak iki ya da dört parçanın birbirine yapıştırılmasıyla oluşur. Kızılağaçlar tonal olarak birçok avantaj sunmaktadır. Çok sıkı olmayan, hafif, kapalı gözenekli, güzel titreyen, dengeli bir ağaç olan kızılağaç orta ses aralığında daha güçlü tınlayacaktır. Size muazzam bir sustain sunacak bir gövde ağacıdır. Hem kolay çalışılabilir de tutkalla rahat yapıştırılabilir bir ağaçtır aynı zamanda. Dişbudaktaki gibi transparan renkler yerine mat renkleri daha iyi taşıyabilen bir ağaçtır. Fender tarihinin farklı noktalarında farklı ağaçlar kullanmıştır. Az sayıda maun gövdeli enstrümanlar 1963 ve 64 yıllarında üretilmiştir, bugün de yine az sayıda üretilmektedir. Birçok Japon yapımı Fender ise 1980’ler ve 90’larda ıhlamur ağacı gövde kullanmışlardır. Bugün de bazı gitarlarda hala ıhlamur ağacı gövde kullanılmaktadır. Çok az sayıda da olsa kullanılan diğer ağaçlar ise çam ve koto ağaçlarıdır..



Stüdyo
FA


Stüdyo
FA


Stüdyo
FA

Studyo Fa 2 (Duyuru)

Studyo fa ailesi olarak 2.Dükkanımızın müzik enstrümanlarının bulunacağı bölümün resimlerini sizlerle paylaşmak istedik. www.studyofa.com .



Stüdyo
FA

Studyo Fa 2 (Duyuru)

2.Dükkanımızın tabelaları takıldı ve burada da Studyo fa ailesi olarak Dünyaca Ünlü Markaları Kaliteli ve uygun fiyata sizlere sunmaya devam edeceğiz. www.studyofa.com.



Stüdyo
FA


Stüdyo
FA


Stüdyo
FA


Stüdyo
FA


Stüdyo
FA


Stüdyo
FA


Stüdyo
FA


Stüdyo
FA


Stüdyo
FA

Piyano odamız (Duyuru)

Yeni piyanomuz ve piyano odamız öğrencilerimizin eğitimine sunulmuştur. www.studyofa.com.



Stüdyo
FA

Büyük Kampanya (Duyuru)

EPİPHONE gitarlarda büyük kampanya,Stoklarımızdaki gitarlar kısa süre için kampanyada,fiyat için iletişime geçin lütfen.Epiphone Les Paul Standart Plus ÖZELLİKLER: Gövde: Maun Üst:AAA Alev Akçaağaç Sap: hand-set, Maun Skala Uzunluğu: 24.75” Klavye: Gülağacı Klavye Yarıçapı: 12” Perdeler: 22 medium jumbo Eşik Genişliği: 1.68” Sap Manyetiği: ProBucker-2 ™ Köprü Manyetiği: ProBucker-3 ™ Kontroller: Epiphone 3-yollu manyetik selektörü Köprü LockTone™ Burgular: Grover® 14:1.



Stüdyo
FA

EPİPHONE Büyük Kampanya (Duyuru)

EPİPHONE gitarlarda büyük kampanya,Stoklarımızdaki gitarlar kısa süre için kampanyada,fiyat için iletişime geçin lütfen.Epiphone Les Paul Standard Plus Top Pro Vintage Sunburst Gövde : Maun Üst Kapak : AAA Akçaağaç (Flame Maple) Sap : Maun Tuşe : Gülağacı (Rosewood) Skala : 24.75" Perde : 22 Medium Manyetikler: ProBucker-2, ProBucker-3 Humbucker Push/Pull Coil Tapping Kontroller : 2 Volüm, 2 Ton, 3 Yönlü Switch Burgular : Grover.



Stüdyo
FA